-
Votka Yöntemi
Burada sývý, bir alkol olarak "votka yöntemi" üzerinde konuþmak amaçlanýyor. Eðer akvaryumunda votka yöntemini "bir þekilde" kullanan varsa, deneyimlerini paylaþmasýný bekliyorum..:cool:
-
Votka Yöntemi
Jörg Kokott tarafýndan geliþtirilen bu yöntem, orijinal bir karbon kaynaðýnýn (votka) sudaki besin deðerlerini indirgemek amacýný taþýr. Votka dozlamasý sayesinde nitrat (NO3) ve fosfat (PO4) molekülleri dramatik olarak azalýr, su berraklaþýr, mercan renklenmesi artar.
Konuya girmeden önce her yeni projeye baþlamadan önce bilgilenmenin önemine dikkat çekmek gerekir.. Dolayýsýyla aklýnýza takýlan her çeþit soruyu tarafýmýza açýkça yöneltmekten çekinmeyin. Çünkü Votka Metodunu kullanma riskleri kullanan hobiciye ait olacak..olur.
Organik Karbon kaynaðý Nedir?
Karbon ( C ) evrende en çok rastlanan elementlerden birisi. Doðadaki olaðandýþý yeteneði kendiliðinden uzun zincirler oluþturarak polimerleþebilmesi. Karbonun çokk yaygýn bir element olmasý ile bu yeteneði birleþtiðinde neredeyse bütün organizmalardaki temel molekülleri –polimerik yapýlarý sayesinde- oluþturabilmesi. (Kendini birçok kez tekrarlayan bir að veya zincirden oluþan büyük ve uzun moleküle “monomer” denilir. Monemer moleküllerin polimerleþmesi sonucu bir “polimer” oluþur.)
Karbon bir mercan akvaryumunda inorganik bikarbonat ( HCO3−) olarak bolca bulunur. Ne zaman bu karbon molekülleri hücreler içerisinde daha karmaþýk yapýlara birleþir, “organik” olarak adlandýrýlýr.
Belli organik bileþiklerin akvaryum suyuna eklenmesi ile NO3 ve PO4 indirgenmesi bugüne kadar bir tartýþma konusu oldu. Bu amaçla yalnýzca votka deðil, sirke ve þeker metodlarý da gündeme geldi. Bunlarýn tamamý organik bileþikler. Ancak biz, burada Votka Metodu üzerine yoðunlaþacaðýz. Viski, cin, konyak gibi diðer alkollerin kullanýlmamasýnýn gerekçesi olarak votkanýn damýtma iþlemleri ve diðerleri gibi herhangi ir aroma içermemesi gösterilebilir. Bu sebeple kesinlikle herhangi bir aroma içermeyen saf ve temiz bir votka (sözgelimi Smirnoff, Finlandia, Absolut) vb. bir marka kullanýlmasý tavsiye edilir.
Neden Organik Karbon Dozlanýr?
Anlaþýldýðý gibi, organik karbon dozlanmasýnýn temel gerekçesi bir tuzlu su akvaryumundaki fazla besinlerin indirgenmesi. Organik karbon dozlanmasý ile indirgenecek 2 temel besin NO3 ve PO4. Fosfatýn indirgenmesi artan bir kalsifikasyona ve mercalarýn büyümesine yol açar. (Deniz suyundaki ortalama fosfat düzeyi 0,03 mg/l olup, pekçok piyasa testi bu deðeri okuyamaz. Bunun sonucu akvaryumda Fosfat yok, bu yüzden mercanlar alttan ölüyor.. söylemi tam bir akvaryum geyiði..hem yanlýþ hem komik.. Alttan baþlayan ve ilerleyen ölüm konusu en kýsa sürede tartýþmaya açýlacak..) Votka dozlamasý sayesinde düþük NO3 ve PO4 akvaryumda zararlý alglerin azalmasýna sebep olur. Ayrýca votka ilavesiyle bakteriyel biokütle artar. Çünkü votka bakteri geliþimini ve üremesini tetikler. Bu iþlem sýrasýnda sudaki yaþam ve hücre sentezi için gerekli yeni makromoleküller “oluþum” için ortamdan alýnýr. Bu hýzlý geliþim ve üremeye baðlý olarak NO3 ve PO4 hýzla pazardaki testlere göre “sýfýr” (0) deðerine ulaþýr. Bakterilerin biokütlesindeki artýþ votka eklenmediðine kýyasla daha fazla atýk atýk toplayarak dikkate deðer bir skimmer verimliliðine sebep olur.
Pek çok hobici organik karbon dozlamasýný gereksiz bulur çünkü organik karbon suda sýnýrlý deðildir ve herzaman akvaryum suyunda büyük organik moleküller bulunur, diye düþünür. Oysa, votka dozlayanlarýn gözlemlerine bakýlýrsa, heterotrophic bakterilerin kullanabildikleri organik karbon kaynaðý sýnýrlý olmak zorunda..
Sistem – Protein Skimmer, olmazsa olmaz !
Þimdi sorabilirsiniz: Neden hemen Votka Metoduna baþlayamam? Bu sorunun en basit cevabý organik karbon dozlamasýnda yanlýþlýkla yapýlabilecek bir doz aþýmý mercan akvaryumlarýnda çok ciddi ve ölümcül sonuçlara yol açabilmesi. Bu potansiyel riski bertaraf edebilmek için temel bazý ekipmanar gerekiyor: Mutlaka olmasý gereken çok güçlü ve etkili ve kaliteli bir protein skimmer. Ýyi bir protein toplayýcýnýn anahtar bir ihtiyaç olmasý 2 gerekçeyle kaçýnýlmaz:
1- Gaz deðiþ – tokuþu: Artan biokütle ve geliþimi akvaryumda erimiþ haldeki oksijen (O2) seviyelerini arttýrýr. Buna karþýlýk fazla votka O2 düzeyini dramatik olarak azaltýr ve eðer öldürmese bile akvaryumdaki canlýlarý ciddi bir strese sokar.
2- Bakteri/makromolekül kütlesi ihracý : Votka ilavesi NO3 ve PO4 seviyelerini azaltýr. Dolayýsýyla etkili karbon dozlamasýyla ortaya çýkan niitrojen ve fosfor’u sudan almak isteyeceksiniz. Ancak etkili bir protein skimmer bu ihracý mümkün kýlar.
Votka yöntemini ortaya koyan Jörg Kokott yüksek düzeyde erimiþ halde oksijen seviyelerini koruyabilmek için votka dozlamasýnda ozon (O3) kullanýmýný tavsiye eder. Votka ilavesinden sonra erimiþ oksijen seviyesindeki bu düþüþ –eðer sisteminizde yer alýyorsa- ozon ve redox ölçümü ile kolaylýkla giderilebilir.
Zamanla akvaryum içerisinde hafif bir sararma görülebilir. Votka veya diðer karbon kaynaklarý organik maddelerin sarýmtrak su oluþumunu tetikler. Bu sorunun çözümü için de sarýmsý su oluþumundan sorumlu organik maddelerin çökertilmesi amacýyla ozon kullanýmý önerilir. Dolayýsýyla ozon yalnýzca bu sarý oluþumun yok edilmesinde deðil, herhangi bir aþýrý votka dozlamasýný da bertaraf edebilecek oksijen saðlar. Bu sorunlarýn giderilmesinde ozon kullamakla ilgilenmeyen hobiciler aktif karbon fiktrasyonu veya düzenli dip çekilmesini tercih ederler.
Dozlama Yönergesi
Bu yönerge yalnýzca hacmen yüzde 40 etanol içeren en az 80o saflýkta votka dozlamasýna odaklanýr. Aralarýnda bildiðimiz sofra þekeri (sukroz) ve sirke (sodyum asetat) olan diðer kullanýlmakta olan karbon kaynaklarý votka ile uygun düþmeyebilir. Aþaðýda verilen dozlama yönergesi Jörg Kokott tarafýndan gerçekleþtirildi:
1- Akvaryumunuzdaki NO3 ve PO4 seviyelerini test ediniz. Eðer bu deðerleri bilmiyorsanýz, kesinlikle dozlama yapmayýn. Düþük hassasiyet seviyelerini ölçebilen profesyonel testler (La Motte) kullanmanýz tavsiye edilir. Çünkü elde edeceðiniz test sonuçlarý doz rejimini belirlemekte esas teþkil eder. Baþlangýç dozlamasý sýrasýnda sýklýkla test yapýn ve dozlama parametrelerini buna göre ayarlayýn. Çünkü her tankýn gereksinimleri farklýdýr. Dozlama kesinliði en büyük önemi taþýr. Ayrýca hassas bir þýrýnganýz olmasý gerekir. Dahasý test sonuçlarý ve votka ilavelerinin mutlaka bir ajandaya not edilmesi gerekir.
2- Sisteminizdeki net su hacmini doðru hesaplayýnýz: akvaryum hacmi (en*boy*yükseklik) + (varsa refigium +ve/veya reaktör hacmi) – akvaryumdaki canlý kayalarýn hacmi. Votka dozlamasýnda net su hacminin eksik hesaplanmasýnda herhangi bir zarar görmezsiniz ve bu tavsiye edilir. Þimdi, dozlama rejimine gelirsek: Diyelim sisteminzde 400 litre su var…
3- Baþlangýç dozu ilk 3 gün ve her 100 litre (l) su için 0.1 mililitre (ml) Votka. Baþka bir deyiþle 400 l su için, bu 3 gün boyunca 0.4 ml Votka dozlanýr. Günlük dozu yarýya bölerek ve günde 2 kez dozlama yaparak kullanmak (her 100 l için sabah ýþýklar açýlmadan 0.5 ml ve akþam ýþýklar kapandýktan sonra 0.5 ml gibi) daha tutarlý sonuç verebileceðinden tavsiye edilir.
4- Her 100 litre su için 4 ve 7. Günler 0.2 ml Votka dozlanýr. (400 l için doz 0.8 ml votka.)
5- Sonraki her hafta bu doza ek olarak 400 l için 0.5 ml daha votka dozlanýr. Bu noktada 400 l net su hacmi için 2. Hafta dozumuz 1.3 ml/gün Votka olarak uygulanýr. Bu 2. Hafta içerisinde besin deðerlerinde (Fosfat ve Nitrat) bir azalma gözlenmiyorsa, izleyen hafta 0.5 ml daha doz arttýrýmýna gidilir. Böylelikle doz 400 l için 1.8 ml/gün votka olur.
6- NO3 ve PO4 seviyeleri düþmeye baþladýðýnda, ulaþtýðýnýz dozu koruyun. Örneðin 2. Hafta NO3 seviyesi 400 litrelik suda 1.3 ml/gün ilavesiyle düþmeye baþladýysa, ilerleyen haftalarda NO3 seviyesi ölçülemez düzeylere inene kadar 1.3 ml/gün votka dozlamasýna devam edilir.
7- Ne zaman NO3 ve PO4 seviyeleri ölçülemez düzeylere yaklaþýr, verdiðiniz votka dozunu yarý yarýya azaltýn. Bu, sizin bundan böyle uygulayacaðýnýz “kalýcý doz”unuz olacak.
8- NO3 ve PO4 seviyelerini test etmeye devam edin. Eðer deðerleriniz gelecekte ölçülebilir seviyelere çýkarsa kalýcý dozunuzu 0.1 ml/gün olarak arttýrýn ve bu seviyeler ölçülemez düzeylere düþene kadar dozlamaya 0.1 ml/gün arrtýrarak devam edin. NO3 ve PO4 seviyeleri yeniden ölçülemez düzeylere gerilediðinde, ulaþtýðýnýz doz sizin yeni “kalýcý doz”unuz olacak.
Bu dozlama sýrasýnda canlý stok günlük olarak herhangi bir stres belirtisi gösteriyor mu, kontrol edilir. Eðer herhangi bir stres belirtisi görülürse ya votka dozlamayý sonlandýrýn ya da dozunuzu yarý yarýya azaltýn.
Herhangi bir sebeple o gün votka dozlayýp dozlamadýðýnýzý hatýrlamýyorsanýz, o gün dozlama yapmayýn. Ayný gün içinde 2 kez ayný dozu vermektense pas geçmek çok daha iyidir. Hiçbir zaman bir önceki gün atladýðýnýz dozu ‘bugün’ çift doz olarak vermeyin!
-
Sýkça Sorulan Sorular
1- Bakteri Patlamalarý: Bir doz ekledikten birkaç saat sonra kayalarda ve/veya camlarda veya sumpta yapýþkan beyaz bakteri zincirleri oluþtuðu görülebilir. Bu durumun akvaryum için ölümcül sonuçlar yaratmasý beklenemez. Ama dozunuzu yüzde 50 oranýnda azaltmanýz gerekebilir. Bu zincir oluþum “kötü bakteri” kavramýna atýfta bulunabilir. Ancak bunu kanýtlayan herhangi bir bulgu henüz yok. Organik karbon dozlamasýnda herhangi bir aþýrýlýk bakteri patlamasýna yol açtýðýnda bu akvaryumda bir kar fýrtýnasý görüntüsü yaratabilir. Paniklemeyin! Bir gün sonra su tekrar berraklaþacaktýr! Hassas balýklarýnýz ve kimi mercanlarýnýz ölebilir veya ölmeyebilir de.. Esas olarak, yukarýda verilen dozlama rejimine sadýk kalýndýðýnda böyle bir sorunla karþýlaþmak neredeyse imkansýz. (Eðer olay gözünüz önünde gerçekleþiyorsa, en mantýlý çözüm derhal bir UV filtre baðlayarak birkaç saat içerisinde zincir bakteri patlamasýný sonladýrmak. Bu durum, tarafýmýzdan gözlemlendi ve giderildi. Gerekçe, votka dozlamasý deðil, temsilciliðini býraktýðýmýz bir firmanýn konuyla ilgisiz görülebilecek bir katkýsýnýn “olaðan” dozlamasý idi..)
2- Bakteri Kültürleri: Organik karbon ilavesiyle hangi bakteri kültürlerinin üreyip geliþtiði bugün için pek de bilinmemekte.. Bazýlarý votka gibi tek bir organik karbon kaynaðýnýn bir monokültür veya tek bir ýrkýn geliþimiyle sonuçlandýðýný ileri sürüyor. Bu ideolojiye bakýlýrsa, birden fazla organik karbon kaynaðýnýn dozlanmasý birçok bakteri kültürünün oluþumuna yol açar. Benzer olarak, herbir organik karbon kaynaðýnýn ilavesifarklý ýrklarýn baskýn olmasýna yol açabilir, denilebilir. Ancak bunun deðiþik mercanlar üzerinde faydalý mý, zararlý mý olacaðýna karar vermek olasý deðil. (Bu sebeple organik karbon dozlamasýna iliþkin Glassbox Design sitesinin VSV metodu: http://glassbox-design.com/2008/vsv-...reef-aquarium/
Bir hayli ilgi çekici. Bu yöntemi de tartýþmak gerekebilir.
3- Yanýk Uçlar: Organik karbon dozlamaya baþlayan bazý hobiciler SPS (Short Ployp Stony Corals: Kýsa Polipli Sert Mercan) ýrklarýnda hücre kaybýný rapor edebilir. Bu “yanýk uçlar” sudaki alkalinite (KH) düzeyi doðal deniz suyu seviyelerine (7-8 dKH) indirgendiðinde ortadan kaybolur. Ne yazýk ki bu durumun temel sebebi hala bilinmiyor.
4- Karbon Kaynaklarý: NO3 ve PO4 indirgenmesi etanol ve sirkenin [yalnýzca eksilen suyun tamamlanmasýnda CaOH –kalkwasser- içerisine ve her 100 litre için votka dozunun 8 katý doz ile uygulanabilir. Çok özel durumlar dýþýnda akvaryuma doðrudan (saf üzüm) sirkesi – yüzde 5 asetik asit- dozlanmasý tavsiye edilmez. Vinegar is a liquid substance consisting mainly of acetic acid and water , the acetic acid being produced through the fermentation of ethanol by acetic acid bacteria .] kullanýmýyla büyük etkinlikte baþarýlabilir. Besinlerin indirgenmesinde yardýmcý olabilecek diðer moleküller þeker, aseton, metanol ve isopropanol olarak sýralanabilir. Son 3 insan saðlýðý üzerinde olduðu kadar akvaryumda yaþayan organizmalarýn saðlýðý üzerinde de olasý etkileri sorgulanabilir. Bu nedenle etanol ilavesinin NO3 ve PO4 seviyelerini indirgemekte en etkili yöntem olduðu kabul edilir.
5- Mercan Renklenmesi/Matlýk: Nitrat ve Fosfat indirgenmesiyle SPS (short polyp stony corals: kýsa polipli sert) mercanlardaki renk pigmentasyonunun arttýðý ve zamanla matlaþtýklarý rapor edilebilir. Bu durum, bu makalenin konusu olmamakla birlikte, ULNS (Ultra Low Nutrient System: Ultra Az Besin Sistemi) ortamlarýnda renklenmeyi arttýrmak üzere amino asit ilavesinin tavsiye edildiði bilinir. En güçlü amino asit kaynaðý akvaryumda yaþayan balýklarýn dýþkýsý olduðu not edilmelidir. Her ne sbeple olursa olsun, mercanlarda herhangi bir çeþit ölüm görülürse (alttan ve/veya üstten) dozlama býrakýlýr. Unutulmamasý gerekir ki, votka yöntemi mercanlarý renklendirmeyi deðil, Nitrat ve Fosfat düzeylerini olmasý gereken deðerlere indirgemeyi amaçlar.
6- Yemleme: Votka ilavesinin bir artýsý da su kalitesini düþürmeksizin balýk ve mercan yemlemesinin korkusuzca arttýrýlmasýdýr. Votka ilavesiyle atýk ürünler (NO3 ve PO4) sudan esaslý olarak alýndýðýndan ek yemlemeler cesaretlendirilmese de “hoþ” karþýlanýr…
7- Eski Tank Sendromu: Bir yýldan fazla süregiden ve votka dozlamasý yapýlan akvaryumlarda bazý alanlarýn “tortu” ile kaplandýðý rapor ediliyor: Çünkü votka ilavesiyle yüksek bakteri geliþimi zamanla NO3 / PO4 ve organik maddelerin birikimine yol açabilir. Daha yaþlý tanklarda ise ‘detritus’ -bozulmuþ doku artýðý, tortu, ayrýþma ile türeyen malzeme- oluþumu gerçekleþebilir ve bu dikkatli bir gözlem gerektirir. Eðer kalýn bir tortu oluþumu gözlemleniyorsa, votka dozlamasý yüzde 50 oranýnda azaltýlýr ve bu doz tortu yok olana kadar devam edilir. Sonrasýnda yukarýda anlatýldýðý gibi doz yavaþça arttýrýlýr.
8- Fosfat indirgenmesi – granül demir oksit (GDO): En sýk sorulan soru, karbon dozlamasýyla GDO benzeri bir fosfat indirgeme yöntemi kullanýlýp kullanýlmayacaðý. GDO sudaki fosfatýn ortamdan alýnmasýnda kullanýlýr ve yararlýdýr. Temelde bir karbon kaynaðý dozlanmasýnda da ayný net sonuç elde edilir. Dolayýsýyla, bir karbon kaynaðý dozlanýrken, bu yöntemin düzgün olarak çalýþabilmesi için hem nitratýn hem de fosfatýn ortamda bulunmasý gerektiðinden GDO kullanýmý amaca zarar verebilir. Sonuçta votka yönteminde GDO kullanýmý gereksizdir ve çoðunlukla önerilmez. Fakat bazýlarý fosfat reaktörü kullanmaktan hiçbir zaman vazgeçmez.
9- Su Berraklýðý: Ozon veya aktif karbon kullanýlmasa bile votka yöntemiyle su berraklýðý dramatik olarak artar. Bu yöntemi kullanan hemen herkes bu berraklýðý bilir ve bu durum belki de sudan NO3 ve PO4’ün indirgenmesinin dolaylý sonucudur.
10- Votka markasý: Temiz, aromasýz, 3 kez distile ve güvenilir bir marka votka kullanýlmasý tavsiye edilir. (Tabii Ciroc veya Grey Goose ya da Belvedere marka votka dozlamayý düþünüyorsanýz, gelin önce bunu yüzyüze görþelim..) Ek olarak kesinlikle endüstriyel etanol kullanýlmamasý gerekir çünkü karbon kaynaðýnýn yanýsýra suya protein ya da DNA gibi organik bir maddenin biyolojik fonksiyonunda azalmaya yol açan, doðal yapýsýnda deðiþiklik veya bozulmaya neden olan zehirli etkiler yaratýr.
ÖZET
Votka dozlamasý birçok akvaryum sahibi tarafýndan NO3 ve PO4’ün indirgenmesinde kolay bir yöntem olarak her geçen gün benimseniyor. Burada votka ilavesi ile bakterilerin uyarýlmasý ve çoðaltýlmasý tanýmlandý. Altýnda yatan mekanizma ve çalýþan bakteri kültürleri tam olarak bilinmese de sistemdeki NO3 ve PO4’ün indirgenmesindeki aktif rolü gerçekten büyüleyici.
Notlar:
1- Bu derleme/çeviri için yardýmlarýndan dolayý forum moderatörü Ateþ Hatipoðlu’na çok teþekkür ederim.
2- Gene bu çalýþmada temel kaynak olarak yararlanýlan linkleri paylaþmak isterim:
a) http://reefkeeping.com/issues/2008-08/nftt/index.php
b) http://www.qualitymarine.com/News/Fe...ing.-(03/30/10)
c) http://www.rimlessreef.com/1/post/20...-and-tips.html
d) http://www.coralmagazine-us.com/cont...cs-demystified ve buna baðlý olarak: http://coralmagazine.coverleaf.com/c...BGS23GCmQ#pg73
e) http://www.melevsreef.com/vodka_dosing.html
3- Gerçekte yanlýzca Jörg Kokkot tarafýndan deðil ayný zamanda Michael Mrutzek tarafýndan geliþtirilen bu yöntemin devamý sayýlabilecek (PARTS 2: Experiences & Recognitions) adlý makale, konuya iliþkin soru/sorun ve yanýtlarýný içeriyor. Ancak, Almanca olan makalenin ‘kötü’ sayýlabilecek Ýngilizce çevirisini bir link ile eklemek istiyorum..
-
-
Ali bey votka gibi sývý dozlanan karbon kaynaklarýnýn en büyük artýsý
dozajýn elle ayarlanabiliniyor olmasý . Nutrient seviyelerine göre azaltýlýp artýrýlabiliyor
olabilmesi en büyük artýsý . Yeni nesil karbon kaynaklarýnda
kontrol sizde deðil .
-
Ben iki senedir kontrol problemi yaþadýðýmý hatýrlamýyorum sadece baþlangýcýna dikkat etmek gerek.Adý üstünde yeni nesil "0" NÝTRAT - "0" FOSFAT ayný okyanustaki gibi yani...
-
Bizimle akvaryumunuzun resimleriyle birlikte (votka) doz rejiminizi paylaþýrsanýz mutlu olurum.. Açýkçasý yabancý kaynak göstermekten yorgun düþtük..))
-
http://i803.photobucket.com/albums/y...psdb38c456.jpg
kýrmýzý alan içerisinde yer alan ölümler karbon kaynaðýnýn yan etkileri midir.? Yoksa az ýsýk alan yada ýsýk alamayan bölgelerde de bu tür ölü alanlar görülebilir mi?
bu arada foto bir zeovit tankýna ait. votka pelet v.b kaynaklarýn etkilerine dair bir görüntünün konuþulmasýný/görülmesini istedim. yorumlarýnýz nedir?
-
Her 2 sorunun yanýtý da olumsuz:
1- Organik karbon dozlamasýnýn bu tür bir yan etkisi yok. Çünkü söz konusu olan "bölgesel" bir kayýp.
2- Hiç ýþýk almayan bölgelerde bile -ilk yerleþime baðlý olarak- bu tür ölümler gözlenmiyor.
3- Olay sanki Rusya'da geçiyor: "Woody Allen, hýzlý okuma kurslarýna gittiðini ve Tolstoy okuduðunu yazmýþtýr -'Savaþ ve Barýþ' 4 cilttir- 1 saat içinde okuduðunu belirttikten sonra bu yanýtý veriyor: "- Olay Rusya'da geçiyor!"...
-
Aþaðýda okuyacaðýnýz çeviri bizlere çok þey söylüyor:
1- Acropora ve benzeri sert mercanlar bitkisel /alg esaslý phytoplanktonlar tüketmiyorlar.
2- Neredeyse tüm sert mercanlar belirli düzeyde bakterioplankton tüketiyorlar. (% 10-20)
3- Ancak tüm sert mercanlar çözünmüþ organik maddeleri (dissolved organic matters: DOM) büyük bir þevkle tüketiyorlar.
4- Gelin görün DOM tüketimi bir mercanýn hayatta kalabilmesi için yeterli deðil. (Bitkiler ise farklý olarak DOM ile hayata tutunabiliyor ve geliþebiliyor.)
Çýkan sonuç için söylenebilecekler:
1- Tankýnýza attýðýnýz/dozladýðýnýz herþey suda bir atýk olarak DOM’a dönüþebilir, skimmer tarafýndan –olmasý gereken- yakalanamaz, mercanlar tarafýndan “besin maddesi” olarak tüketilir.
2- Bu mercanlarda kararmaya neden olur.
Gönül ister ki Sorokin ve Adey gibi bilimadamlarýnýn çok daha fazla makalesi, belki kitaplarý Türkçe’ye çevirmek mümkün olsun…
Burada çeviryi gerçekleþtiren Ateþ Hatipoðlu’na açýkça teþekkür etmek istiyorum. Umarým baþka mükemmel çevirilere de imzasýný atar…
-
SERT ÝSKELET YAPISINA SAHÝP MERCANLARIN BAKTERÝLER VE ÇÖZÜNMÜÞ ORGANÝK MADDELER ÝLE BESLENMESÝ
Yu. I. Sorokin
Sovyetler Birliði Ýç Denizler Biyoloji enstitüsü, Bilimler Akademisi,
Borok, Jaroslavl, USSR
ÖZET
Beslenme deneyleri Bismarck Archipolago resifinde bulunan 6 adet set iskelet yapýsýna sahip mercan türü üzerinde gerçekleþtirilmiþtir. Bu mercanlarýn planktonik bakteriler ve çözülmüþ organik maddelerle (protein hidrolizat) beslenme kabiliyetleri radyokarbon kullanýlarak ispatlanmýþtýr. Hayvanlar tarafýndan hazmedilen etiketlenmiþ yem olarak verilen organik karbon miktarý, polip bedeninin karbon hacminin %10-20’sine eþittir. Bazý planktonik alglerin mercanlar tarafýndan tüketilme ve hazmedilme oraný oldukça düþüktü. Mercanlar, planktonik bakterilerin hücrelerinde baðlý bulunan organik fosforu ayný oranda bulunan inorganik fosfattan daha aktif olarak kullanabilirler. Fosfor tüketim oraný günlük 3µg ‘dýr.
Yonge ve Nicholl’un (1931) deneysel verilerine göre zooplankton sert iskelet yapýsýna sahip mercanlarýn polipleri için temel gýda kaynaðýdýr. Ancak son zamanlardaki saha araþtýrmalarý mercan resifleri üzerinden geçen zooplanktonlarýn azaldýðýný göstermektedir (Johannes at al. 1970). Mercan polipleri kesinlikle simbiyotik zooxanthellaelerin ürettiði organik maddelerden faydalanýr (Muscatine 1967; Franzisket 1969) fakat zooxanthellaeler tarafýndan gerçeklestirilen aktif fotosentez, tropikal sularda çok nadir olan geniþ besin akýþýna ihtiyaç duyar. Poliplerin, partikül ve çözülmüþ olmak üzere ilave besin kaynaklarý olduðuna inanýlýr.Stephens (1962) poliplerin 2-20 mg litre aralýðýndaki solusyon konsantresinden glikoz tüketebildiðini göstermiþtir. Mercan polipleri genellikle, alg ve bakteri gibi planktonik organizmalarý ayýrabilecek kýllý uzantýlara sahiptir. (Abe 1937; Roushdy and Hansen 1960). Mercanlarýn planktonik bakterileri tüketmeleri ve sindirme yetenekleri Di Salvo (1969) ve Sorokin (1971) tarafýndan gösterilmiþtir.
Resif oluþturan sert mercan poliplerinin olasý beslenme mekanizmalarý üzerine olan nicel çalýþmalar, ki en zengin okyanuslarda bulunur - mercan resifi ekosistemlerinin enerji stoðunun hesaplanmasý için gereklidir (Odum ve Odum 1955). Batý tropikal Pasifik’e yaptýðým seyahat sýrasýnda çözülmüþ organik maddelerin (dissolved organic matter: DOM) ve fosforun mercan polipleri tarafýndan sindirilmesini ölçme þansým oldu. Dr. R. Endean’a mercanlarýn tanýmlanmasý ve yapýcý eleþtrilerinden ötürü minnettarým.
MALZEME VE YÖNTEMLER
Montipora, Pocillopora, Porites, Pavona ve Acropora’nýn da dahil olduðu bazý ortak resif mercan türü örnekleri St. Andrew resifi ve Ninigo atoll (Bismarck Archipelago) adalarýnda da kurulan laboratuarlarda sürdürülen deneylerde kullanýlmýþtýr. Mercanlarýn dallarý su altýnda makas ile kesilmiþ ve kesilen kýsým, sümüksü salgýnýn salgýlanmasýný önlemek amacýyla, yumuþak plastik ile mühürlenmiþtir. Bu þekilde hazýrlanan dallar, kýyýya yakýn yerde suya daldýrýlan bir akvaryumda bakýma alýnmýþtýr. Deneyler simbiyotik zooxanhellaer tarafýndan olasý iþaretli CO2 emilimini önlemek amacýyla gece gerçekleþtirilmiþtir. Düþük miktarlarda CO2’nin deðerlendirilmesi besin organizmalarýnýn metabolizmasýnda yer almýþ olabilir.
Mercanlarýn beslenme yoðunluðu radyokarbon yöntemi ile incelenmiþtir. (Sorokin 1968, 1971a,b) Kültür olarak saðlanan doðal bakteriplankton, planktonik alg ve çözünmüþ organik maddeler (DOM) etiketlenmiþ ve besin olarak kullanýlmýþtýr.
Bakterioplankton ince plankton aðý ile ön filtre yapýlmýþ açýk okyanustan alýnan yüzey su örneðine (0.2-0.5 mg C litre) etiketli hidrolizat deniz alg proteini (Sorokin 1971) (radyoaktif) 14C eklenmesi ile etiketlenmiþtir. 25-40 saat arasýnda 30 C’de karanlýða maruz kaldýktan sonra, etiketli hidrolizat neredeyse tamamen (%95-97) bakteriler tarafýndan tüketildi. Su HCI ile asitlendirdildi ve mikrobial metabolizmanýn oluþturduðu etiketli CO2 hava kabarcýkarý ile sudan uzaklaþtýrýldý. Etiketli bakteriplankton içeren su, alkali solusyonu eklenerek PH 8.0 seviyesine getirildi. Sudaki çok küçük nanoplanktonik formasyon (oluþum) eksikliði membran filterelerinin doðrudan mikroskopileri tarafýndan gösterildi.
Planktonik alg, fotosentez sýrasýnda etiketli 14C-COa2 sunumuyla geliþen kültürlerin içinde etiketlendi. Amphidinium klebsii ve yeþil flagellates türlerinin karýþýmý olan (L.Lanaskaya tarafýndan izole edilen ve korunan) kültürler ile birçok deniz canlýsýnýn filtre edilerek beslenebildiði etiketlenkmiþ phytoplankton ve bakterioplankton en uygun düzeyde kullanýldý. (litre baþýna ýslak biyokütlenin 0.5-0.7 mg’si.)
Alg proteinin etiketli asit hidrolizatý, etiketli çözünmüþ organik madde (DOM) olarak kullanýldý. (Sorokin 1971b). Hidrolizatýn nötr çözeltisi steril ampuller içinde korundu. Bu çözelti kullanýlmadan önce deniz suyunda 1/10 oranýnda seyretildi ve steril koþullarda bir membran filtreden geçirildi. (Filtre gözenek boyutu: 0.3µ). Deney kaplarýnýn içindeki hidrolizat konsantrasyonu 0.3 mg C litre-1. Deneyler sýrasýnda kaplarýn içerisinde mikrop oluþumu ve bu nedenle partikül durumunda etiketli organik maddelerin besin kaynaðý olarak (kullanýlabilecek) DOM oluþumunu önlemek amacýyla, 50mg/litre oranýnda streptomycin eklendi. Kontrol deneyleri, bu yoðunluktaki streptomycin’in denizsuyu microflorasý ile etiketli organik maddelerin mikrobik sindirimini 10 saat süre ile neredeyse tamamen durdurduðunu gösterdi. Ayný zamanda streptomycin’in varlýðý mercanlarýn ve planktonik canlýlar da dahil olmak üzere diðer organizmalarýn hayatta kalma þansýný arttýrýr.
Mercanlarýn yoðunluðu ve beslenme verimliliði ölçütü olarak, sindirim deðerleri Cα/C (alpha C/C) göstergesi kullanýldý. Bu gösterge sindirilen etiketli besin (24 saat baþýna hesaplanmýþ) içindeki karbonun, tüketici beden içindeki karbon miktarýna olan yüzde oraný (Sorokin 1968). Bunu ölçmek için, yukarýda bahsedilen þekilde hazýrlanmýþ 8-12 gr. mercan dallarý, 1-2 litre ön filtreden geçirilmiþ deniz suyu ile doldurulmuþ akvaryum içine yerleþtirildi. Bir porsiyon etiketli besin her akvaryuma ilave edildi. Bu þekilde 6-7 saatlik býrakýldýktan sonra, mercanlar 1 dakika süreyle deniz suyu ile yýkanarak yapýþan etiketli besinden arýndýrýldý. Yýkanan mercanlar önceden HCO8 iyonlarýndan arýndýrmak için HCl ile kaynatýlmýþ ve pH 8.2’ye ayarlanmýþ 200 ml deniz suyu dolu ölçeðe yerleþtirildi. Deneyin sonunda mercan dokusu üzerindeki radyasyon (R) ve mercan tarafýndan deneyin ikinci aþamasýnda geliþtirilen CO2 ölçüldü (ro).
Mercan dokularýnýn alkalin hydrolizate R deðeri ölçüldü. Bunlar, mercanlarýn 3-5 ml gibi küçük oranlarda 0.1 N KOH solusyonunda kaynatýlmasýyla hazýrlandý. Dokular çözüldükten sonra artýk madde basýnçlý su ile mercan iskeletinden temizlenir. Hidrolizat HCl ile nötrlenen, hacmi 20ml’ye ayarlý ve belli parçalarý metal kalýp levhalarý üzerine dökülüp kurutuldu. Çözelti içindeki emilim, etiketsiz mercan dokusunun benzer çzöeltilerin içine katýlan standart miktardaki etiketli alglerin azalmasýnýn sayýlmasý hesabý ile ölçüldü. ro deðeri CO2 ’nin sudan damýtýlmasý ve BaCO3 olarak çökelmesinden sonra tahmin edilir.
Eþzamanlý olarak, kontrol deneyleri, daha önce %10 formaldehyde ile sabitlenmiþ mercanlar ile gerçekleþtirildi. Kontrollerden elde edilen R deðeri ve ro deðeri ilgili deneysel veriden çýkartýlýr.
Etiketli besin miktarý deney sýrasýnda mercanlar tarafýndan sindirilir. A, þu denklem kullanýlarak hesaplanmýþtýr: A= Cr (R+ro) mg C koloni-1, Cr= karbon besinin ters özgül radyoaktivitesi, mg C.cpm-1. Sindirim index deðeri (Ca/C = A(100)24%(Wt)-1Wt-1 ise W= deneyde kullanýlan mercan kolonisi poliplerindeki organik karbon içeriði ve t= mercanýn etiketli besin ile saat biriminde beslenme süresi. W’nin yaklaþýk deðerleri, polip gövdelerindeki ortalama karbon içeriðinin
http://i803.photobucket.com/albums/y...ps2e405edd.jpg
mercanýn ýslak aðýrlýðýnýn %0.01’ine eþit olduðu varsayýmýna dayanýlarak hesaplanmýþtýr. Bu oran literatürdeki temel veri (Odum ve Odum 1955) üzerinden ve Pocillopora polipleri deðerleri ölçümleri üzerinden seçildi. Polipler güçlü formaldehyde solusyonu içinde sertleþtirilip, ezilen mercanlardan izole edildi. Bunlarýn karbon içeriði, ýslak yanma ile tespit edildi ve kolonide yer alan polip sayýlarýna göre hesaplandý.
Fosfatýn mercanlar tarafýndan tüketilmesi 32P kullanýlarak incelendi. Ýnorganik fosfat tüketim yoðunluðu ve partiküllü organik fosfat karþýlaþtýrýldý. Ýki adet paralel deney yapýldý. Birinde mercanlar 6 saat boyunca streptomycin (500 meq ml-1) ve 7x105 cpm gerçek radyoaktivite ve ters özradyoaktiviteye (pr) 2x10-5 mg P.cpm-1 sahip inorganik etiketli fosfat içeren suda bekletildi. Ýkincisinde ise ayný miktarda etiketli fosfat, planktokik bakteri hücreleri içinde organik fosfat formunda eklendi. Bakteriplankton elde edebilmek için, inorganik fosfat payý ve 3mg glukoz, plankton aðýndan filtre edilmiþ 1 litre deniz suyuna ilave edildi. Ýki gün karanlýkta bekletildikten sonra, etiketli inorganik fosfat neredeyse tamamen bakteriplankton tarafýndan tüketildi. 32P etiketli pakteriplankton içeren bu su, 1:3 oranýnda deniz suyu karýþtýrýlarak seyreltildi ve deneylerde kullanýldý. Kontrollerde mercanlar Formalin kullanýlarak sabitlendi.
http://i803.photobucket.com/albums/y...ps19d4ead4.jpg
Deneyin sonunda mercanlar dikkatlice yýkandý ve mercanlarýn dokularýnda tüketilen 32P radyoaktivitesi, yukarýda bahsedildiði þekilde ölçüldü. Tüketilen 32P miktarý (D), D = R Pr µg P.colony-1 denklemi ile hesaplandý.
-
SONUÇLAR VE TARTIÞMA
Mercanlarýn deðiþik besinlerle beslenme yoðunluðu üzerindeki veri (Tablo1), üzerinde çalýþýlan tüm türlerin seçici birer filtre beslenicisi olduðunu gösterir. Mercanlar aktif olarak 1.2-1.6 x 106 cells ml-1 (ýslak biokütle 0.4-0.6 g m-3 ) yoðunluðunda planktonik bakteri maddelerini sindirmektedir. Bakterioplanktonun polipler tarafýndan sindirim endeksi (Ca/C), %10-20 deðerlerine ulaþýr. Bu da, küçük kabuklularýn etiketli besin ile beslenmelerinde bulunan seviye ile aynýdýr (Sorokin 1968). Planktonik alglerin mercanlar tarafýnda sindirilme endeksi, onlarýn bakterioplankton ile beslenme oranýndan 10-20 kat daha azdýr. Test edilen 2 tür alg’de, Amphidinium örneklerinden daha az bir alanda Platymonas kullanýldý. Porites ve Acropra gibi bazý mercanlar neredeyse test edilen alg ile beslenememiþlerdir. Montipora ve Pocillopora algi sýnýrlý bir oranda tüketip sindirmiþlerdir (Ca/C=0.5-%4).
Mercanlar tarafýndan gerçekleþtirilen bu seçici filtrasyon mekanizmasý, mercanlarýn küçük kýlýmsý uzuvlarýnýn (polip) hareket yönlerini, suda bulunan partiküllerin etkisine göre yönlendirebilme yetenekleri temeline dayanýr (Yonge ve Nicholls 1931; Abc 1937). Yenilebilir partiküller varolduðunda, kýlýmsý uzuvlarýnýn hareketi aðza doðru yönelir. Yenilebilir partiküller mevcut olmadýðý durumlarda ise (sözgelimi carmine: bir çeþit kýrmýzý pigment), bir kimyasala olan reaktif etkisiyle (chemoreception) hareket tersine çevrilir ve böylece bu materyal polip gövde yüzeyinden uzaklaþtýrýlýr.
Kýsa süren ikinci evre deney sýrasýnda geliþen etiketli metabolik CO2 ‘nin göreceli miktarý, mercanlar, bakteri ile beslendiklerinde, alg ile beslendiklerinden daha fazlaydý. Bu da, tüketilen bakterinin alglerden daha fazla olduðunu gösterir. Mercanlarýn bakterilerle beslenme oraný “ro : R” %30-40 idi ve bu da mercan poliplerinin yoðun metabolizmasýna iþaret eder.
Mercanlarýn etiketli çözülmüþ maddelerle beslenmesi ile ilgili deneyler, onlarýn 0.2-0.5mg C Litre-1 gibi neritik (sýð deniz) sularýndaki düþük moleküler aðýrlýklý organik maddelerin doðal yoðunluðuna yakýn düþük konsantrasyonlarda bu maddelerden faydalanma yeteneðini ortaya çýkartýr. Mercanlarýn DOM ile beslenme yoðunluðu, buna eþdeðer miktardaki etiketli bakterioplankton ile beslenmelerinden fazladýr. Tüketilen DOM, daha önce DOM ile beslenmiþ mercanlarýn solunumu sýrasýnda, etiketli CO2’nin yoðun dönüþümü tarafýndan gösterildiði gibi çabuçak sindirilmiþ ve birleþtirilmiþtir. Etiketli DOM’un mercanlar tarafýndan tüketimi o kadar fazlaydý ki,10-12g ýslak aðýrlýklý bir koloni 1 litre sudan kendi aðýlýðýnýn%50’sine kadar (0.3mg C litre-1) tüketebilmiþlerdir. Bu veri bize kesin koþullarda düþük moleküler aðýrlýktaki DOM’un mercanlar için besin kaynaklarýndan biri olarak sunulabildiðini ve büyük olasýlýkla diðer denizanasý-gillerin saydam mukozalarýnýn yüzey temasýný arttýrdýðýný göstermiþtir. Kýyý sularýndaki DOM konsantrasyonu litre baþýna 3-6mg C’ye denk gelmektedir ve organik maddenin önemli bir kýsmý düþük moleküler aðýrlýklý kesirler tarafýndan temsil edilir (Chailow 1971). DOM’un mercan polipleri tarafýndan tüketilme mekanizmasý hakkýnda az þey bilinmektedir, fakat bu iþlem organik moleküllerin hayvanlarýn baðýrsaklarýndaki mukozalarca sindirilmesi ile ayný olabilir (Ugolev 1967).
Etiketli inorganik ve organik fosfordan faydalanma üzerine yapýlan deneylerin sonuçlarý (Tablo2), Pocillopora ve Porites gibi ortak mercanlarýn bakterioplanktonlarýn hücrelerinin özünde mevcut olan organik fosfor partiküllerini, ayný konsantrasyondaki inorganik fosfatdan daha fazla tükettiklerini göstermektedir. Görünen o ki, fosforun yanýsýra, mercan polipleri ve onlarýn simbiyotik zooxanthellaeleri bakteriyel beslenmenin sonucu olarak nitrojen, demir veya b12 vitamini gibi diðer önemli besinleri alabilmektedirler. Bu nedenle mercanlarýn fitre beslenme kabiliyetleri, planktonik organizmalarý yakalama kapasitelerinin yanýsýra ve DOM’dan faydalanmalarý sadece enerji ve poliplerce biosentez için organik maddeleri saðlamakla kalmaz ayný zamanda mercanlarýn simbiyotik alglerinin fotosentez yapabilmeleri için besin de saðlar. Chlorophyll oluþumu ve fotosentez yoðunluðuna gelince, mercanlar coralin alg veya macrophytes gibi gerçek bitkilerden farklý deðillerdir. Fakat onlarýn ototropik (autotrophic: kendi kendini besleyen canlý) metabolizmalarý esas olarak bitkilerin metabolizmasýndan farklýdýr; zira bu, suyu çevreleyen mineral besinlerin akýþýna baðýmlý deðildir. Bu besinler tropikal sulara hakim organik olarak baðlý bulunan besinlerin tüketilmesiyle ve kýsmen koloni içindeki besin döngüsüyle (Pomeroy ve Kuenzler 1969) saðlanabilir. Mercan fizyolojisinin bu özelliði belki mercanlarýn mineral tuz(larý) bakýmýndan zayýf tropikal sulardaki yüksek üretkenliðini saðlayan aþýrý yoðun fotosentezlerini açýklayabilir.
Yalnýzca gövde karbonu olarak alýkoyulan etiketli organik maddelerin sindirimi ölçüldü. Aslýnda bu, sadece denklemin bir tarafý olduðundan ve mercanlar tarafýndan organik maddelerin olasý eþzmanlý salgýlanmasý tespit edilmediðinden, bu deneyler net alýnýmý ölçmez. Pomeroy ve Kuenzley’e göre (1969), deneysel koþullar altýnda net fosfor salýnýmý yer alabilir. Bu nedenle, denge deneyleri mercanlarýn komple nicel beslenme tanýmý için gereklidir.
Çeviren : Ateþ Hatipoðlu
REFERANSLAR
ABE, N. 1937. Feeding behaviour of Fungia nnd 15 other species of corals. Palau Trop. Sta. Stud. l: 429-450.
CHAILOW, K. M. 1971. Ecological metabolism in tho sea [in Russian]. Naukova dumkA, Kiev. 250 p.
D1 SALVO, L. H. 1969. Regeneration function and microbial ecology of coral reefs. Ph.D. thesis, Univ. Hawaii.
FRANZISKET, L. 1969. Riffcorallcn konnen Auto¬troph lebcn. Naturwisscnschaften 56: 144-146.
JOHANNES, R. E., S. L. COLES, AND N. T. KUENZEL. 1970. The role of zooplankton in the nutri¬ tion of some scloractinian corals. Limnol. Oceanogr. 15: 579-586.
MUSCATINE, L. 1967. Glycerol excretion by sym¬biotic algae from corals And Tridacna and its control by tho host. Science 156: 516--519.
ODUM, H. T., AND E. P. ODUM. 1955. Trophic
structure and productivity of a windward coral reef community on Eniwetok ntoll. Ecol. Monogr. 25:291-320.
PoMEROY, L. R., AND E. J. KVENZLEn. 1969. Phosphorous turnover by coral reef animals. Proc. 2nd Conf . Radioecology. AEC CONF- 670503, p. 474-482.
RousHDY, R. M ., AND V. K. HANSEN. 1960. Fil¬tration of phytoplankton by the octocoral Alcyonium digitatum. Nature 190: 649-650.
STEPHENS, G. C. 1962. Uptake of glucose from solution by the solitary coral Ftmgla. Science 131: 1532-1534.
SOROKIN, Yu. I. 1968. The use of C" in the studies of nutrition of aquatic animals.
Mitt. Int. Ver. Thcor. Angew. Lirnnol. 16. 41 p. --. 1971a. On the role of microflora in productivity of coral reef [in Russian]. J. Obshchei Biol. 32: 169-185.
--. 197lb. On the role of bacteria in pro¬ ductivity of tropical oceanic waters. Int. Rev. Gesamten Hydrobiol. 56: 1-48.
UGOLEV, A. M. 1967. Physiology and pathology of the by-wall digestion [in Russian]. Naukn, Leningrad.
YoNGE, 0. M., AND A. G. NICHOLLS. 1931. Stud¬ies on the physiology of corals. 4 and 5. Gt. Barrier Reef Expcd. 1928-29, Sci. Rep. 1: 135-176; 177-211.
Sunum: 14 Haziran 1972
Kabul : 23 Þubat 1973
Kimi birimler Türkçe karakterler tarafýndan temsil edilemediðinden ve ola ki orijinal dilinden makaleyi okumak isteyen olursa:
http://freepdfhosting.com/f2e55dc524.pdf
-
Merhaba ve mutlu yeni yýllar;
Ýki ayrý nano tankýmda votka metodunu denedim ve faydasýný gördüm. Dozlama olarak yabancý kaynaklarda excel tablosu þeklinde verilen tablo ile baþladým.
Votka olarak Binboa kullandým. Ýlk denememde 9.haftada sonuçlarýný aldým. 2.' sinde sonucu görmem daha kýsa sürdü. Ancak yemlemenizi ve canlý yükünüzü adam akýllý kontrol altýnda tutmazsanýz, dozlamayý býrakmanýzýn ardýndan nitrat tekrar yükseliþe geçiyor. Fosfata olan etkisi daha düþük çünkü fosfatýn kullaným oraný nitrata göre daha az...
Sürekli dozlamayý hiç denemedim ancak belirttiðim gibi yem ve canlý sayýnýzý abartmadýðýnýz sürece kolay kolay tekrar yükselmiyor, yavaþ bir grafik çiziyor.
Þu anda Fersan marka %5 asetik asit içeren beyaz sirke denemeye baþladým.
Votka ve Sirke ile ilgili iki excel takip tablom var isteyenlere baðlantý atabilirim.