+ Konu Cevaplama Paneli
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Mercanlarınızı Besleyin -1-

  1. #1
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesajlar
    2

    Mercanlarınızı Besleyin -1-

    MERCANLARINIZI BESLEYİN

    Yazan: Tim Wijgerde, M.Sc
    Çeviren: Cenk Aslan


    İlk resif kaşifleri tropik suların içine baktıklarında dipte yetişen renkli şeyler gördüler, bu gördüklerinin sualtı çiçekleri ve çalıları
    olduklarını zannetiler. Sonraki çalışmalarda bir çok mercanın sert iskeletlerinin olduğu ortaya çıktı, ve bu garip nesnelerin bitki mi yoksa mineral mi oldukları yıllarca tartışıldı.

    Deniz biyolojisinin ilk günlerinde bu mercanların besinden yoksun çok berrak sularda gelişiyor olması büyük bir çelişki yarattı. 1881 yılında zooxanthellae nin keşfi ile bu gizem çözülmeye başladı. Mercanlar ile ilgili yapılan çalışmalar, sert mercanların mineralize iskeletlerindeki doku katmanlarında ve poliplerinde milyonlarca microskobik zooxanthellae hücrelerinin geliştiği, karmaşık bir ortak yaşam (simbiotik) olduğu ortaya çıktı. Güneş, fotosentetik zooxanthellae leri besliyor, zooxanthellae de mercanı besliyordu, bu da karbonatlı iskeletlerin ve muhteşem resiflerin gelişmesini sağlıyordu.

    Bununla birlikte, mercanların kendilerini beslemeyi nasıl yönettiği tartışması yıllarca sürünce hikayenin o kadar da basit olmadığını ortaya çıktı. Akvaryumda mercan yetiştirmeye çalışan bizler için, enerji ihtiyaçlarını en iyi şekilde nasıl karşılayacağımızı bilmek bir çok cevabı olan hayati bir sorudur. Bazıları hala, simbiotik zooxanthellae si bulunan mercanların akvaryum ortamında uygun ışıklandırma dışında başka birşeye ihtiyaçı olmadığını iddia etmektedir. Maksimum mercan renklenmesi ve sağlığı için uygun aydınlatmanın bulunması uzunca bir süre resif akvaryumu hobisini meşkul etti; bugün ise 10 yıl önce hayal edemeyeceğimiz aydınlatma seçenekleri mevcut.

    Hobiciler mercanların günlük enerjilerinin karşılanması için çeşitli yöntemler hakkında tartışmalarına rağmen, deniz bilimciler mercanların gerçekte neler tükettikleri konusunda görüş birliğine ulaşmaya çok yakınlar. Bir mercanın beslenme biçimi kabaca 3 ana kategori altında toplanabilir; her birinin ne kadar önemli rol oynadığının sıralaması ilgili türe göre değişir.

    Bu kategoriler;
    1- Simbiyotik algler tarafından sentezlenen fotosentetik ürünler
    2- Plankton ve akıntıda sürüklenen organic atık parçacıkları
    3- Çözülmüş besin maddeleri

    Bu besin kaynaklarına ve bunlara bağlı mercan guruplarına daha yakından bakalım. Sağlıklı mercan bakmak ve yetiştirmek isteyenlerin mercanların beslenmesi hakkında temel bilgiye sahip olması gerekmektedir ve bu aynı zamanda bu muhteşem hayvanlara olan hayranlığımızı güçlendirecektir.

    BİTKİ Mİ HAYVAN MI?
    İnsanlar yüzyıllarca mercan adındaki tanımadıkları bu ilginç yaratıkların bitki olduklarını düşündüler. En azından yumuşak mercanları, çiçek açan çalılar ve ağaçlar olarak. Bu organizmaların gerçekte güneş enerjisini kullandıkları ortaya çıktığında teorilerinin doğrulandığını düşündüler. Bununla birlikte ileri düzey araştırmalar sonunda inkar edilemez gerçek ortaya çıktı: Mercanlar hayvandır.

    İlkel sinir, sindirim ve kas sistemlerine sahiptirler. Hücrelerinde, güneş enerjisini kullanarak besine çevirmeye yarayan hücre içi organeller olan kloroplastlar yoktur aynı zamanda bitkilerde ve mantarlarda, hücre etrafını saran ve koruyan hücre duvarlarıda yoktur. Buda bizi inkar edilemez bir sonuça götürüyor: mercanlar hayvandır, ve tüm bu hayvanlar hayatta kalabilmek için beslenmek zorundadır.

    OTOTROFİ VE HETEROTROFİ
    Beslenme daha fazla aydınlatılması gereken geniş bir kavramdır. Bitkiler ve hayvanlar hayatta kalabilmek, gelişmek ve üremek için doğal olarak beslenmelidir. Başlıca farklılık, bitkiler beslenmek için gerekli organik monekülleri kendileri üretirken, mercanlar (insanlar gibi) kendileri organik monekülleri sentezleyemedikleri için, kullanılmaya hazır olarak dışarıdan almaları gerekmektedir. Bitkiler, güneş ışığını kullanarak organik olmayan karbondioksiti (CO2), karbohidratlar, yağ asitleri, gliserol ve amino asitler gibi organik bileşiklere çevirirler. Bu özellik bitkilerin kendi kendilerini besleyebilen anlamına gelen Ototrofik olarak sınıflandırılır. Diğer taraftan hayvanlar bu eşsiz özelliğe sahip değillerdir, organik monekülleri bitkilerden veya diğer hayvanlardan alırlar. Bu da tüm hayvanları Heterotrof yani dış beslenen yapar.

    Beslenme konusundan bakıldığında mercanların bir çok türü dokularının altında bitkilere ev sahipliği yaptığından oldukça özel canlılardır. Bu bir çok karışıklığın temelidir. Buradaki bitkiler, aslında Symbiodinium sınıfından olan simbiyotik algler olup genel olarak zooxanthellae olarak bilinir. Alglere güneş enerjisi sağlandığında hem kendileri, hemde ev sahipleri mercanlar için çok becerikli şekilde kullanırlar. Fotosentez ürünü organik bileşikler üretir ve bir çoğunu mercanın dokularına nakil ederler. Mercan, çoğunlukla karbohidrat ve gliserol şeklinde sağlanan bu enerjiyi iskeletinin inşasında kullanır.

    Zooxanthellae, mercanın gastrodermal hücrelerinin içinde bulunur. Mercanlar iki hücresel katmana sahiptir: epidermis olarak bilinen epithelial doku (dış katman) ve gastrodermis (iç katman). Doku katmanları sadece tek kat hücre kalınlığındadır ve mesoglea adında jel yapıda bir madde ile birbirine yapışıktır.

    Mercanlar aynı zamanda organik parçacıklar olan plankton ve akıntıda sürüklenen organic atıklar ile beslenir. Sudan çözünmüş organik (örneğin amino asitler) ve inorganik (örneğin amonyak, üre, nitrat ve fosfat) maddeleri alırlar. Son kategorideki inorganikler zooxanthellae nin hayatta kalması ve büyümesi için temel yapıtaşı olduğundan zooxanthellae tarafından kullanılır. Sonuç olarak mercanlar hem ototrof hemde heterotrof özelliklere sahip olduklarından beslenme şekillerine polytrophic yani çoklu beslenme denir.

    Yıllar boyunca bir çok akvaristin görüşü sağlıklı mercan yetiştirmek için tek başına ışığın yeterli olacağı idi. Ama yukarıdaki bilgilerden de görüleceği üzere plankton gibi diğer besinsel kaynaklarda önemlidir.

    PLANKTON: OKYANUSLARDAKİ YAŞAMIN TEMELİ
    "Plankton" terimi, büyüklüklerine göre çeşitli alt guruplarda kategorize edilmiş şaşırtıcı sayıdaki organizmaya verilen ortak ada denir. Terim yunancada "başıboş gezen" anlamına gelen "planktos" kelimesinden türemiştir. Planktonik organizmalar çok farklı şekil ve büyüklükte olmakta ve micrometre diğer adı ile micron ile ölçülmektedir. 1 mikron 0.000001 metreye eşittir. Aşağıdaki resim büyüklüklere göre genel olarak kabul edilmiş olan pico-, nano-, micro- ve mesoplankton guruplarını göstermektedir.

    Bu guruplandırmalar içinde cyanobacteria, küçük protozoa ve en küçük alg (picoplankton); alg ve orta boy protozoa (nanoplankton); rotiferler gibi mikroskobik kabuklular ve büyük protozoa (microplankton) ve copepodlar (mesoplankton) yer alır. Balık ve omurgasız larvalarıda türlerine göre micro ve mesoplankton olarak sınıflandırılır. 2 ile 20 mm arasındaki Kuzey Deniz Krill (Meganyctiphanes norvegica) gibi büyük kabuklular macroplankton olarak kategorilendirilir. Sonuç olarak 20 mm den büyük tüm canlı organizmalar megaplankton olarak sınıflandırılır. Bu büyük karedes veya küçük bir balığın tamamını iştahla silip süpüren LPS mercan ile ilişkilidir.

    Fitoplankton formları, bir çok deniz ekosisteminin temelini oluşturur. Güneş ışığını kullanarak CO2(Karbondioksit)'i organik bileşiklere çeviren "birincil üreticiler" olarak bilinirler. Daha sonra fitoplanktonları tüketen zooplanktonlar diğer büyük hayvanlar tarafından yenir. Marin ekosistemler temelde bu şekilde çalışır.Cyano bakteriler, algler ve zooxanthellae fotosentetik özellikleri ile deniz yosunu ve mercan kayalıkları ekosistemlerini destekler. Örneğin zooxanthellae olmadan bugün sert mercanların oluşturduğu ve binlerce canlı için hem yiyecek kaynağı hemde yaşam yeri olan engin mercan kayalıkları oluşamazdı.


  2. #2
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesajlar
    2

    Mercanlarınızı Besleyin -2-

    MERCAN BESLENME ŞEKLİ OLARAK PLANKTON
    Mercanlar, diğer bir çok omurgasız türü gibi içinde bakteri, protozoa, alg ve küçük kabuklularında bulunduğu tüm plankton türlerini tüketir. Hatta mercan poliplerinin büyüklükleri ile orantılı olarak karades ve balıklarıda tüketirler.

    -SPS Mercanlar
    Bir çok kişi aksini düşünmesine karşın Acropora, Montipora ve Stylophora gibi popüler SPS mercan türleri plankton tüketir. Polip çapları 1 ile 4 mm arasında olmasına rağmen bazı plankton türlerini tüketmeleri için yeterlidir. Bu türlerin plankton tüketimlerinin çıplak göz ile gözlemlemek çok zordur ve düzgün bir şekilde görebilmek için mikroskop gibi optik aletler gerekmektedir. Stylophora pistillata kolonisi Artemia larvalarını hızlıca yakalayarak ve mideye indirir, buda onları iyi bir yiyecek kaynağı yapar. SPS mercanlar, plankton beslenmesinden oldukça fazla fayda sağlarlar, bu konuyu daha ileride detaylıca inceleyeceğiz.



    -LPS Mercanlar
    Mussidae, Trachyphyllidae ve Faviidae ailelerinden LPS mercanların doymak bilmez birer avcı oldukları yıllardır akvaristler tarafından bilinmektedir. Çünkü organizmaları avlamaları çıplak gözle rahatlıkla izlenebilinmektedir. Buda birçok akvaristin kıymetli LPS mercanlarını pipet ile beslemeye teşfik etmiştir. Büyük Acanthastrea, Fungia veya Favia kolonileri görülmeye değer bir şekilde mysid tüketir.

    Azooxanthellate (fotosentetik olmayan) türler gibi heterotrof (dış beslenen) LPS mercanlarda kendi besinlerini üretemediklerinden diğer bitki ve hayvanlar ile beslenirler. Bu mercanlarda zooxanthellae olmadığı ve yeteri kadar karbon enerjisi bulamadıklarından daha yavaş gelişirler. Fotosentetik sürecin olmaması bu canlıların dokularında daha düşük pH seviyelerine neden olur, buda kalsifikasyonu kısıtlar. Büyük planktonlar hatta balıklar bile polipleri genişleyebilen bu mercanlar için iyi birer avdır. Rhizotrochus typus 'un pygmy angelfish (pigme melek balığı) bile yeğebildiği bilinmektedir. Orta büyüklükte polipli ilginç LPS mercanlardan Indo-Pacific Tubastrea spp. ve Akdeniz türü Astroides calycularis iştahla büyütülmüş artemia tüketmektedir.

    Tubastrea cocinea, akvaryum ortamında iyi beslendiğinde aktif olarak ürediği bilinmektedir. Alveopora ve Goniopora bugüne kadar gizemli LPS cinsleri olarak kaldı. Bu cinsten türler bazen ev akvaryumlarında gelişme gösterirken çoğunluğu bozulup öldü.Bu mercanlar fotosentetik olsalarda plankton ile ek beslenme yapılması gerektiği görülmektedir. Bu mercanlar için yoğun beslemeden kaynaklanan partiküllerin bulunduğu akvaryumlar ideal şartları sağlamaktadır. Bu mercan poliplerinin mikroskop olmadan parçacık almalarının farkedilmesi biraz tartışmalıdır. Mercanların ağız kısmındaki cilia(kısa tüy) ve flagella(kamcı) adındaki organeller yardımı ile büyük miktarlarda bakteri tükettikleri bilinmektedir. Mikroskobik saç benzeri bu yapılar dış doku üzerinde ağız, boğaz ve polipin içindeki sindirim boşluğunda bulunur. Cilia ve flagella dalgalanma benzeri bir haret ile polipin içine veya dışına doğru su akıntısı oluşturur. Buda mercana kendisini şişirme, daha etkili oksijen alış verişi ve farklı boyutlardaki planktonları mideye indirme imkanı sağlar.Bu süreç Fungia poliplerinin mysid shrimpleri mideye indirdikleri sırada gözlenebilinir. LPS mercanların bir çoğu özellikle balık ve kabuklu içerikli ek besin sağlandığında akvaryum koşullarında iyi durumda kalır.



    -Yumuşak Mercanlar:Octocorals
    Yumuşak mercanlarda plankton tüketir, ve mercan topluluğunun otçullarını (herbivor) temsil ederler. Neptheidae ailesinden Dendronephthya spp. çok miktarda fitoplanton tükettiği bulunmuştur. 1990'larda Kızıl Denizde yürütülen deneylerin sonunda Dendronephthya spp.'nın kayda değer miktarlarda fitoplankton tükettikleri ortaya çıkmıştır. Aquba körfezi sularının fitoplankton açısından zengin olduğu bulunmuş ancak içinden büyük octocoral kümelerinin geçirildiği sularda fitoplanktonların hızla tükendiği gözlemlenmiştir. Doku analizleride bu canlıların ağırlıklı olarak fitoplankton ile beslendiklerini göstermiştir.
    Bilim insanları anynı zamanda bu canlıların etkin şekilde fitoplankton yakalayabilmelerinin akıntı şiddetine bağımlı olduklarını belirlemişlerdir. Buda bu mercanların etkili bir şekilde plankton yakalayarak beslenebilmeleri için kuvvetli akıntıya bağlı karmaşık bir yapıları olduğunu göstermiştir.

    Bir çok bulgu yumuşak mercanların evrim sürecinde otçulluğa adapte olduklarını göstermektedir. Polip dokungaçlarının pinnula adındaki tüy benzeri yapıları yüzey alanlarını etkili bir şekilde arttırır ve ince bir filtre ağı gibi çalışır (Buna iyi bir örnek olarak Xenia spp). D. hemprichi pinnulasındaki dokungaçları arasındaki 60-80 micronluk genişlik ona alg gibi oldukça küçük parçaları sudan filtrelemesine imkan sağlar. Buna ilaveten Alcyonium cinslerinden yumuşak mercanlarda, amylase ve laminarinase gibi bitki sindirimine yarayan enzimler bulunmuştur. Bir çok scleractinian ailesinin aksine, yumuşak mercanlar sadece küçük olanları ve verimsiz nematocysts tüketir. D. hemprichi 'in etkili şekilde zooplankton yemesi mümkün değildir, bir kaç kez yakalamasına rağmen av yinede kaçar.

    Bütün bu bulgular, Dendronephthya cinslerininde içinde bulunduğu bazı yumuşak mercanlar zooplankton yakalamaya adapte olamamışlardır. Bu durum bu hassas canlıları idame ettirmek isteyen akvaristler için önemlidir. Fotosentetik bir çok yumuşak mercan türüne kolaylıkla bakılmasına rağmen Dendronephthya, Scleronephthya ve Stereonephthya spp. daha ileri düzey akvaristler tarafından bakılmalıdır. Akvaryumda, yüklü miktarda fitoplankton alamayan veya benzeri ürünleri (Golden Pearls) alamadıklarında gelişemezler.


    -Gorgonians:Octocorals
    Gorgonians (altsınıf: Octocorallia; sıra: Alcyonacea) yıllar içinde ilginç yapıları ve renkleri nedeni ile dekoratif mercanlar arasında oldukça popüler oldular. Halen Gorgonians Alcyonacea sırası altında üç altsıra olarak sınıflandırılmaktadır: Calcaxonia, Scleraxonia ve Holaxiona. Sert mercanlar ile ilişkileri olmalarına karşın vücut yapıları oldukça farklıdır. İç kısımlarındaki protein benzeri çubuk koloniye dayanıklılık sağlar. Scleraxonia altsınıfına ait olan üyelerde dış iskeleti oluşturan kalsit (kalsiyum karmonatın yarı kararlı biçimi veya aragonite benzeri) yapıya takviye sağlar. Akvaristler, Karayip bölgesinde bulunan Atlantik gorgonians, Plexaura ve Plauxaurella spp. türlerinin yetiştirilmesinde oldukça başarılı oldular. Nedeni vücutlarında kahverenkli zooxanthellae bulunmasındandır. Bununla birlikte daha renkli gorgonians türlerinin uzun süre hayatta tutma çabası çok daha zor olmuştur. Bunlara örnek Endonezya-Pasifik Menella spp. ve Atlantik Swiftia spp. Bu gorgonians türleri yoğun miktarda rotifer (Brachionus plicatilis) and Artemia gibi zooplankton ile beslenme gerektirir. Bu mercanlar Cyclop Eeze gibi küçük copepodları besin olarak tüketebilir. Burada kilit nokta gündüz ve gece boyunca onları küçük porsiyonlar ile sürekli beslemektir.

    Bir çok hobicinin yaptığı gibi günde bir veya iki kez dökme besleme istenmeyen bir durumdur. Canlı plankton ile birlikte yeteri kadar küçük boyutta kuru yemde takviye olacaktır. 5 mikrondan 1.000 mikrona kadar farklı boyutları bulunan Golden Pearls, bu ilginç gorgonians için yiyecek uygun bir kaynak olmuştur. Karides endüstrisi için tasarlanan Golden Pearls (Altın İnci) zamanlamalı besleyici kullanılarak verilebilecek kuru bir besindir. Bu yöntem mercanları bakımı için harcanacak zamanı ve eforu oldukça azaltmaktadır. Hollanda'da yapılan deneylerde 24 saatte toplam 12 kez az miktarda otomatik yemleme makinası ile (şu anda yaklaşık 2 yıl) Menella spp. ve Swiftia spp. türlerinin başarı ile hayatta kalmaları sağlandı.

    Sonuç olarak, bugün piyasada bulunan renkli gorgonians, akvaristler tarafında plankton ya da türev ile sürekli besleme ile yeterince uzun canlı tutulabilir. Cyclop Eeze (800-boyutta, üretici göre 1200µm) gibi ticari ürünler büyük polipli gorgonians türleri için ilginç bir besin seçeneği olabilir.




+ Konu Cevaplama Paneli

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok